top of page

Mastürbasyon: Cinsel Sağlık, Psikoloji ve İlişkiler Üzerine Kapsamlı Bir Analiz

mastürbasyon ve ilişkiler üzerine derleme

Bu rapor, toplumda konuşulması zor bir tabu olan mastürbasyon konusunu, cinsel tıp ve psikoloji perspektifinden ele alarak kapsamlı bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Üroloji ve cinsel tıp uzmanı Dr. Umut Özdemir'in görüşleri temel alınarak hazırlanan bu belge, mastürbasyonun bireysel, ilişkisel ve toplumsal boyutlarını tıbbi ve bilimsel veriler ışığında aydınlatmayı hedeflemektedir. Rapor, konuyu sadece fizyolojik bir eylem olarak değil, aynı zamanda derin psikolojik anlamları ve ilişkisel dinamikleri olan bir davranış olarak incelemektedir.

1. Mastürbasyonun Tanımı ve Tarihsel Bağlamı

Modern tıpta normal bir cinsel davranış olarak kabul edilse de, mastürbasyon bireyin psikolojisi ve ilişkileri hakkında derin ipuçları barındıran karmaşık bir olgudur. Basit bir cinsel eylemden çok daha fazlasını ifade eden bu davranışın tarihsel algısındaki dramatik dönüşüm, konunun neden derinlemesine incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu bölümde, mastürbasyonun tıbbi tanımı ve algısal yolculuğu ele alınacaktır.

1.1. Tıbbi Tanım ve Temel Amaç

Kelime anlamıyla mastürbasyon, "bir kişinin cinsel açıdan haz almak için kendi kendini uyarması" eylemidir. Bu eylemin temel amacı, cinsel gerilimi azaltarak orgazma ulaşmaktır, ancak bu eylemin sonucunda boşalma olabilir ya da bazen olmayabilir. Tıbbi açıdan, bireyin kendi bedenini keşfetmesi ve cinsel enerjisini boşaltması için doğal bir mekanizma olarak görülür.

1.2. Algıdaki Dönüşüm

Mastürbasyon, yüzyıllar boyunca hemen her kültürde bir tabu olarak görülmüş, ayıp veya günah olarak nitelendirilmiştir. Bu olumsuz algı sadece toplumsal ve dini çevrelerle sınırlı kalmamış, tıp otoriteleri dahi 1970'li yıllara kadar mastürbasyonu hatalı bir davranış olarak değerlendirmiştir. Ancak, bilimsel araştırmaların artmasıyla birlikte bu bakış açısı tamamen değişmiştir. Günümüzde cinsel tıp ve psikoloji, mastürbasyonu normal ve sağlıklı bir cinsel davranış olarak kabul etmektedir.

Bununla birlikte, eylemin "normal" kabul edilmesi, konunun tüm detaylarının anlaşıldığı anlamına gelmemektedir. Asıl önemli olan, mastürbasyonun yapılıp yapılmamasından ziyade, birey için ne anlama geldiği, hangi koşullar altında ve ne şekilde yapıldığıdır. Bu noktalar, davranışın sağlıklı olup olmadığını belirleyen kritik faktörlerdir.

2. Mastürbasyonun Psikodinamik Temelleri

Mastürbasyon sadece fiziksel bir rahatlama eylemi değil, aynı zamanda bireyin iç dünyasına dair derin psikolojik anlamlar taşıyan bir davranıştır. Bu davranışı anlamlandırmada narsisizm ve eril/dişil enerji kavramları kritik bir rol oynar. Bu bölümde, mastürbasyonun bu psikodinamik temelleri incelenerek, eylemin altında yatan simgesel anlamlar deşifre edilecektir.

2.1. Narsisistik Bir Eylem Olarak Mastürbasyon

Mastürbasyon, doğası gereği "narsisistik bir eylem" olarak nitelendirilir. Bu ifade, eylemi gerçekleştiren kişinin patolojik bir narsist olduğu anlamına gelmez. Aksine, simgesel bir mesaj taşır: "Ben zevk için bir ötekine ihtiyaç duymadan, kendi kendime yetebilirim." Bu yönüyle mastürbasyon, özellikle ilişkisel stres altında olan yetişkin bireyler için bir tür "ruhsal regresyon" veya "sığınılan bir liman" işlevi görebilir.

Bu kavramı daha iyi anlamak için narsisizmin sağlıklı ve sağlıksız yönleri ile mastürbasyonun formları arasında bir paralellik kurulabilir:

  • Sağlıklı Narsisizm: Bireyin özgüvenli olması, kendini takdir etmesi ve öz saygı duymasıdır. Ölçülü mastürbasyon da benzer şekilde, kişinin kendi bedenini tanıması, sevmesi ve cinsel benliğine saygı duyması açısından olumlu bir rol oynayabilir.

  • Sağlıksız Narsisizm: Bireyin sürekli takdir beklemesi, eleştiriye kapalı olması ve ilişkileri bozmasıdır. Aşırı mastürbasyon da benzer bir yıkıcılık taşıyabilir; bedeni hırpalamak, sosyal hayattan kopmak ve partnerli ilişkilere tercih edilerek bir mutsuzluk kaynağına dönüşmek anlamına gelebilir.

2.2. Eril ve Dişil Enerji Dinamikleri

Mastürbasyon, "erkeklere özgü" bir davranış değil, özünde "eril bir eylem" olarak tanımlanır. Bu ayrım, eylemin altında yatan enerji dinamiğini anlamak için kilit öneme sahiptir.

  • Eril Enerji: Hızlı, kestirme yoldan ve sonuca odaklı hareket eder. Mastürbasyonda amaç, en kısa sürede en kaliteli orgazma ulaşmaktır. Bu, eril enerjinin tipik bir yansımasıdır. Kadınlar da mastürbasyon yaparken bu eril yönleriyle hareket ederler. Zaten bu eylem için kullandıkları klitoris, embriyolojik olarak penisin eşdeğeridir.

  • Dişil Enerji: Sonuçtan çok sürece odaklıdır. Temas, duygusal aktarım, anı yaşamak ve partnerle bütünleşmek dişil enerjinin haz kaynaklarıdır. Bu enerji, sayıya veya skora (boşalma) takılmaz.

Bu temel dinamik farkı, mastürbasyon deneyiminin cinsiyetler arasında neden farklılaştığını açıklar:

  • Erkek için: Eril enerjiye dayalı mastürbasyon, "tam ve bütün" bir haz sağlayabilir. Bu durum, eylemin alışkanlığa ve hatta bağımlılığa dönüşme riskini artırır.

  • Kadın için: Sadece mastürbasyon veya cinsel oyuncaklar, dişil enerjinin ihtiyaç duyduğu duygusal ve ilişkisel boyutu karşılayamaz. Bu nedenle, tek başına mastürbasyon genellikle geride bir "tamamlanmamışlık" hissi bırakır. Olsaydı bütün kadınlar cinsel oyuncaklarıyla mutlu mesut yaşar giderdi ama olmuyor değil mi? Bu nedenle bu pratik, kadın için sürdürülebilir bir cinsel yaşam modeli olamaz.

Bu psikolojik temeller, mastürbasyonun pratikte nasıl deneyimlendiğini ve cinsel sağlık üzerindeki etkilerini anlamak için sağlam bir zemin oluşturur.

3. Uygulamada Mastürbasyon: Teknik, Sıklık ve Cinsiyet Farklılıkları

Mastürbasyonun teorik analizinden pratik uygulamasına geçildiğinde, "nasıl" ve "ne sıklıkta" yapıldığı soruları ön plana çıkar. Sağlıklı bir cinsel yaşam ve gelecekteki partnerli ilişkilere uyum için doğru tekniklerin ve ölçülülük ilkesinin benimsenmesi stratejik bir değere sahiptir.

3.1. İdeal Sıklık ve Ölçülülük İlkesi

Mastürbasyon için matematiksel olarak belirlenmiş net bir "doğru" sıklık yoktur; bu, kişiden kişiye değişen göreceli bir kavramdır. Ancak, sağlıklı sıklığı belirleyen temel bir kural mevcuttur: "Kişinin sosyal hayatını ve ilişki dinamiklerini olumsuz etkilemeyecek bir ölçü." Eğer birey, sosyal aktivitelere katılmak veya partneriyle birlikte olmak yerine evde kalıp mastürbasyon yapmayı tercih ediyorsa, bu bir soruna işaret eder.

  • Aşırı Yapmak: Sosyal hayattan kopma, partnerli ilişkilere karşı ilgisizlik ve psikolojik yıpranmaya neden olabilir.

  • Hiç Yapmamak: Özellikle cinsel ilişki imkanı olmayan bireyler için ilerleyen yaşlarda cinsel işlev sorunlarına zemin hazırlayabilir. Partnerle cinsel uyumu yakalamak güçleşebilir. Unutmayın, cinsellik gençken öğrenilen ama zamanla geliştirilebilen bir yetidir. Zamanın ruhunu çok ıskalamamak gerekir.

Genel bir kılavuz olarak, usulüne uygun yapılan ve sosyal yaşamı engellemeyen haftada birkaç kez mastürbasyonun zararlı olmadığı kabul edilmektedir.

3.2. Cinsel Adaptasyon İçin Doğru Teknikler (Erkek Perspektifi)

Erkekler için mastürbasyon tekniği, gelecekteki partnerli cinsel hayata sağlıklı bir adaptasyon sağlaması açısından kritik öneme sahiptir. Yanlış alışkanlıklar, ileride vajinal ilişki sırasında ciddi sorunlara yol açabilir. Doğru tekniğin temel prensipleri şunlardır:

  • Ortam ve Zihniyet: Stresten uzak, rahat ve yakalanma korkusu olmayan bir ortam seçilmelidir. Alelacele ve baskı altında yapılmamalıdır. Eylem bittikten sonra suçluluk hissetmemek, bunun doğal bir parçası olduğunu bilmek gerekir.

  • Bedenle Bütünleşme: Cinsel bölgeler açıkta olmalı, kıyafet üzerinden yapılmamalıdır. Uyarım sadece penisin tek bir noktasına değil, cinsel bölgelerin bütününe yayılmalıdır. Bu, kendi bedeniyle sevişmek ve bunun keyfini çıkarmaktır.

  • Kayganlaştırıcı ve Basınç: Vajinal ıslaklığı taklit etmek ve penisin kuru dokuya alışmasını önlemek için kayganlaştırıcı jel veya krem kullanımı zorunludur. Kuru ele alışan bir penis, ileride vajinayı yeterince hissetmeyebilir. Penise aşırı sert ve travmatik bir basınç uygulanmamalıdır.

  • Hareket ve Ritim: Vajina içindeki doğal hareketi taklit eden yumuşak, kibar ve sıvazlama tarzı hareketler tercih edilmelidir. Aşırı hızlı hareketlerden kaçınılmalıdır.

Bu kurallara uyulmaması; peniste hissizleşme, vajinal ilişki sırasında ereksiyon kaybı ve boşalamama gibi ciddi cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir.

3.3. Kadın Mastürbasyonunun Ayırt Edici Özellikleri ve Faydaları

Kadın ve erkek mastürbasyonu arasında önemli fizyolojik ve psikolojik farklar bulunmaktadır. Erkeğin boşalma sonrası cinsel isteğinin azaldığı ve dinlenmeye ihtiyaç duyduğu "refrakter periyod" adı verilen bir süreç yaşanırken, kadında durum farklıdır. Mastürbasyon, kadının cinsel isteğini azaltmak yerine tam tersine artırabilir ve partnerine olan cinsel arzusunu tetikleyebilir.

Bunun yanı sıra, kadınlar "köprü kurma tekniği" adı verilen bir yöntemle cinsel yaşamlarını zenginleştirebilirler. Bu teknik, cinsel birleşme sırasında eş zamanlı olarak klitorise elle uyarı uygulamayı içerir. Özellikle orgazm sorunu yaşayan kadınlara, orgazma ulaşmayı kolaylaştırmak için bu teknik özellikle tavsiye edilmektedir.

Bu nedenlerle mastürbasyon, kadınlar için hem bireysel bir keşif aracı hem de partnerli cinsel yaşamı destekleyen olumlu bir pratik olarak görülebilir.

4. Mastürbasyonun İlişkisel Boyutu

Mastürbasyon, yalnızca bireysel bir eylem değildir; çiftlerin cinsel ve duygusal yaşamını derinden etkileyebilen ilişkisel bir boyuta da sahiptir. Konu, partnerli ilişkiler bağlamında ele alındığında, hem bir yakınlık aracı hem de potansiyel bir sorun kaynağı olarak karşımıza çıkabilir.

4.1. Çiftler İçin Bir Yakınlık Aracı: Partnerbasyon

"Partnerbasyon", çiftlerin karşılıklı olarak birbirlerine mastürbasyon yapması anlamına gelir. Bu pratik, cinsel mutluluğu sadece penis-vajina birlikteliğine hapsetmekten kurtaran önemli bir araçtır. Stratejik faydaları şunlardır:

  • Cinsel Repertuvarı Genişletme: Cinselliği tek bir eyleme indirgemek yerine, farklı haz alma yollarını keşfetmeyi sağlar.

  • "B Planı" Oluşturma: İlerleyen yaşlarda veya hastalık durumlarında yaşanabilecek cinsel birleşme sorunlarına karşı bir alternatif sunar. Cinsel birleşme olmadan da birbirlerini mutlu edebileceklerini bilen çiftler, performans anksiyetesi yaşamazlar.

  • Duygusal Kopuşu Engelleme: Cinsel sorunlar yaşandığında, partnerbasyon sayesinde cinsel ve duygusal bağın kopması engellenebilir.

Çiftlerin bu pratiği "başlarına bir sorun gelmeden" denemeleri, uzun ve kaliteli bir cinsel yaşam için yapılmış önemli bir yatırımdır. "Başımıza gelince düşünürüz" demeyin, şimdiden başlayın ki demek istediğimi yaşayarak test edin. Başa gelince uygulamak maalesef pek mümkün olamıyor.

4.2. Partnerli İlişkide Bireysel Mastürbasyonun Yeri

Evli veya partneri olan bir erkeğin, özel bir gerekçesi olmaksızın eşinden gizli olarak mastürbasyon yapması, cinsel isteğini partnerinden uzaklaştırarak azaltabileceği için genellikle doğru bulunmaz. Ancak bu durumda odaklanılması gereken nokta, davranışı yasaklamak değildir. Asıl yapılması gereken, "o kişi için mastürbasyonun anlamını çözümlemektir."

Bu davranışın altında yatan nedenler, ilişkisel dinamiklerdeki sorunlar, iletişim eksikliği veya farklı psikolojik ihtiyaçlar olabilir. Bu temel nedenler anlaşılıp çözülmeden, sadece davranışı baskılamak kalıcı bir çözüm sunmaz.

5. Toplumsal Yanılgılar ve Ergen Sağlığı

Mastürbasyon etrafında örülmüş cinsel mitler ve yanlış bilgiler, özellikle kimliklerini ve cinselliklerini keşfetme sürecindeki ergenlerin psikolojik ve cinsel gelişimi üzerinde yıkıcı etkilere sahip olabilir. Bu bölümde, yaygın mitler bilimsel gerçeklerle çürütülecek ve ebeveynlere yönelik sağlıklı yaklaşım rehberi sunulacaktır.

5.1. Yaygın Cinsel Mitlerin Bilimsel Olarak Çürütülmesi

Aşağıdaki tablo, mastürbasyon hakkındaki en yaygın yanlış inanışları ve bunlara karşılık gelen tıbbi gerçekleri özetlemektedir.

Kısırlık yapar.

Mastürbasyonun kısırlıkla hiçbir bilimsel bağlantısı yoktur.

Boyun uzamasına engel olur.

Büyüme ve gelişme üzerinde olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır.

Sivilce çıkarır.

Sivilce oluşumu hormonal ve genetik faktörlere bağlıdır, mastürbasyonla ilişkili değildir.

Güçten düşürür, zayıflatır.

Geçici bir yorgunluk dışında kalıcı bir güç kaybına neden olmaz.

Elde kıl çıkarır.

Bu, tamamen bilim dışı ve hurafe bir bilgidir.

Kızlık zarına zarar verir.

Vajinal bir giriş olmadığı sürece, sadece klitoral uyarı kızlık zarına zarar vermez.

5.2. Ebeveynlere Yönelik Rehber: Ergenlikte Sağlıklı Yaklaşım

Ebeveynlerin ergenlik dönemindeki çocuklarına karşı takındıkları tutum, onların gelecekteki cinsel sağlığı üzerinde belirleyici bir rol oynar. Elbette ki siz oğlunuzun ya da kızınızın arkadaşı değilsiniz ve olmamalısınız da. Doğru ve destekleyici bir ebeveynlik yaklaşımı için aşağıdaki adımlar izlenmelidir:

  1. Yasaklamayın, utandırmayın ve cezalandırmayın. Bu tür baskıcı tutumlar, gencin cinselliğe karşı suçluluk ve utanç duymasına neden olarak ileride cinsel işlev sorunlarına zemin hazırlar.

  2. Mahremiyetine saygı gösterin. Çocuğunuzun odasına veya banyosuna izinsiz girmeyin. Onun da bir birey olduğunu ve özel alana ihtiyacı olduğunu unutmayın.

  3. Mitlerle korkutmayın. Yukarıda listelenen yanlış bilgilerle çocuğunuz üzerinde psikolojik baskı kurmaktan kaçının. Bu, güven ilişkisini zedeler ve onu yanlış bilgi kaynaklarına iter.

  4. Uzman desteği alın. Konuyu konuşmakta zorlanıyorsanız, güvendiğiniz bir uzmandan destek alın. Çocuğunuzun cinsel sağlık ve mastürbasyon hakkında doğru bilgiyi güvenilir bir kaynaktan almasını sağlamak en sağlıklı yoldur.

Bu yaklaşımlar, çocuğun sadece cinsel sağlığını değil, aynı zamanda gelecekte sağlıklı bir aile yaşantısı kurma potansiyelini de destekleyen temel bir yatırımdır.

6. Sonuç: Bütünsel Bir Cinsel Sağlık Perspektifi

Bu raporun ortaya koyduğu gibi, mastürbasyon tek boyutlu bir eylem değildir. Aksine, bireyin psikolojisi, biyolojisi, ilişkisel dinamikleri ve içinde yaşadığı toplumsal çevre ile bir bütün olarak ele alınması gereken karmaşık bir davranıştır. Sağlıksız bir tabu olmaktan çıkarılıp bilimsel bir perspektifle incelendiğinde, mastürbasyonun hem potansiyel riskleri hem de cinsel sağlığa olan olumlu katkıları görülebilir.

Ölçülülük ilkesi, cinsel adaptasyonu destekleyen doğru teknikler, eylemin birey için taşıdığı psikolojik anlamın farkında olmak ve partnerli ilişkilerde açık iletişim kurmak, sağlıklı bir cinsel yaşamın temel taşlarını oluşturur. Bu unsurlar göz ardı edildiğinde masum bir eylem, bir sorun kaynağına dönüşebilir. Bu nedenle, konuya bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşmak esastır.

Nihayetinde, bu karmaşık konuyu anlamak için en kapsayıcı çerçeve şu gerçeği kabul etmekten geçer: "İnsan biyolojisi, psikolojisi, ilişkileri ve yaşadığı çevre ile bir bütündür."

Op Dr Niyazi Umut Özdemir 2025 Antalya

bottom of page