top of page

Sertleşme Sorunu Hakkında Muhtemelen Hiç Duymadığınız 5 Şaşırtıcı Gerçek

ürologla ilk görüşme

Sertleşme sorunu hakkında konuşmak zordur. Ancak sessizlik, bu sorunu besleyen en tehlikeli alışkanlıktır. Pek çok erkek, bu yükü tek başına taşıdığına inanır; oysa gerçek, yatak odasının çok ötesinde, günlük alışkanlıklarımızda, ilişki dinamiklerimizde ve hatta farkında olmadığımız sağlık sinyallerinde gizlidir.

Op.Dr. Niyazi Umut Özdemir'in de vurguladığı gibi, cinsel sağlık meseleleri biyoloji, psikoloji ve sosyal ilişkilerin karmaşık bir bütünüdür. Bu yüzden çözüm, genellikle beklenmedik yerlerde ve alışılmışın dışındaki yaklaşımlarda saklıdır. Bu yazı, sertleşme sorununa dair yaygın kanıların ötesine geçerek, konuya dair en şaşırtıcı ve ufuk açıcı gerçekleri bir araya getiriyor.

--------------------------------------------------------------------------------

Gerçek 1: Bu Tedavinin Kaptanı Sizsiniz, Doktorunuz Değil

Bir kulak burun boğaz doktoruna gittiğinizde sorumluluğunuz genellikle reçetedeki ilacı zamanında almaktan ibarettir. Doktor sorunu teşhis eder, ilacı yazar ve büyük oranda tedaviyi yönetir. Ancak cinsel işlev bozukluklarında durum temelden farklıdır. Tedavinin başarısı için sorumluluğun aslan payı hastanın kendisine aittir.

Sertleşme sorununun çözümünde mucizevi bir hap yoktur. Kullanılan ilaçlar dahi, tek başına kalıcı bir çözüm sunmaz. Asıl mesele, sorunu kronikleştiren hatalı davranış kalıplarını ve yaşam tarzı alışkanlıklarını değiştirmektir. Bu, hastanın tedavi sürecinde pasif bir alıcı değil, aktif bir katılımcı olmasını gerektirir.

ama cinsel işlev sorunlarını biz tedavi ederken buradaki sorumluluk boyutu %50'lerin üzerinde aslında hastaya düşmekte yani burada yapılması gereken birçok şey var veya yapılmaması gereken birçok davranış kalıplarının da düzeltilmesi var.

--------------------------------------------------------------------------------

Gerçek 2: Sertleşme Sorunu "Dışarıda Test Etmek" Neredeyse Her Zaman Bir Tuzaktır

Sertleşme sorunu yaşayan bir erkeğin aklına gelen ilk sorulardan biri şudur: "Sorun bende mi, yoksa partnerimde mi?" Bu sorunun cevabını bulmak için başvurduğu "dışarıda test etme" yöntemi ise neredeyse her zaman bir tuzaktır.

Bu deneme, romantik bir etkileşimden ziyade bir "sınav mantığıyla" gerçekleşir. Başarılı olup olamayacağını görmek için yola çıkan bir erkeğin üzerindeki performans kaygısı, başarılı olma ihtimalini en başından düşürür. Bu çift yönlü bir tuzaktır: Başarısızlık, erkeği "Demek ki sorun tamamen bende, hiçbir koşulda yapamıyorum" çıkarımına ve daha derin bir depresyona sürükler. Başarı ise daha da tehlikelidir; bu hatalı davranışı pekiştirerek kişiyi mevcut ilişkisine ciddi zararlar verecek bir yola sokar. Her iki senaryo da hem kişinin ruh sağlığına hem de ilişkisine onarılması güç zararlar verir.

--------------------------------------------------------------------------------

Gerçek 3: Partnerinizin Sözleri En İyi İlaçtan Daha Güçlü (veya Daha Yıkıcı) Olabilir

Tedavi sürecinde eşin tutumu ve tepkisi, en etkili ilaçlardan bile daha belirleyici bir rol oynayabilir. Partnerinizin sözleri, bu süreçte ya en güçlü katalizör ya da en yıkıcı zehir olabilir. Yapıcı, anlayışlı ve destekleyici bir partner, çözümün en önemli parçasıdır.

Ancak eleştirel, aşağılayıcı veya tehditkar ifadeler, tam tersi bir etki yaratarak en güçlü tedavileri bile işe yaramaz hale getirebilir. Tehdit altında hisseden bir erkeğin cinsel olarak kendini özgürce ifade etmesi mümkün değildir.

örneğin eşin "Ya yapamayacaksan hiç başlamayalım boşu boşuna" demesi bir erkeği zaten baştan bitiren de bir ifade olabiliyor...

Çözüm, suçlama ve eleştiride değil, işbirliğinde ve empatide yatar. Eşlerin bu hassas konuda çözüme ortak olması, tedavinin olmazsa olmaz şartıdır.

--------------------------------------------------------------------------------

Gerçek 4: Gerçek Ön Sevişme Yatak Odanızın Dışında Başlar

Çoğumuz ön sevişmeyi yatak odasında başlayan fiziksel bir eylem olarak düşünürüz. Ancak Op.Dr. Özdemir'in de altını çizdiği gibi, asıl sihir "ön sevişmenin de ön sevişmesi" dediğimiz ve günün her anına yayılan bir süreçte gizlidir: İletişimde.

Sağlıklı bir iletişim, sağlıklı bir cinsel yaşamın %80-90'ını oluşturur. Cinselliği bir tabu olarak görmeyen, bu konuda rahatça konuşabilen, hatta şakalaşabilen çiftlerin yatak odasındaki performansları da o kadar başarılı oluyor.

konuşan insanlar konuşan çiftler cinsellik konuşan çiftler cinsel ilişki yaşayabiliyorlar.

Cinselliği konuşamayan çiftler ise genellikle cinsel ilişki de yaşayamıyor. Çiftin arasındaki dil çözüldüğünde, cinsel organlardaki tutukluk da çoğu zaman kendiliğinden çözülür.

--------------------------------------------------------------------------------

Gerçek 5: Sertleşme Sorunu, Vücudunuzun "Motor Arıza Işığı" Olabilir

Sertleşme sorununu yalnızca bir cinsel problem olarak görmek, büyük resmi kaçırmaktır. Aslında bu sorun, vücudunuzun genel sağlığı hakkında size sinyal veren bir "motor arıza ışığı" olabilir.

Bazen sertleşme problemi, henüz teşhis edilmemiş şeker hastalığı, kalp-damar rahatsızlıkları veya hormonal bozukluklar gibi çok daha ciddi bir yandaş hastalığın ilk ve tek belirtisi olarak ortaya çıkar. Sadece sertleşme şikayetiyle doktora başvurup kan şekeri 400-500 çıkan ve o anda şeker hastası olduğunu öğrenen pek çok vaka mevcuttur. Basitçe söylemek gerekirse, iki kat merdiveni zorlanarak çıkıyorsanız veya genel sağlığınızı ihmal ediyorsanız, sağlıklı bir ereksiyon beklemeniz gerçekçi değildir.

cinsellik yaşayabilmek için birinci kural şu: Sizin yaşıyor olmanız gerekir ikinci kural sağlıklı bir şekilde sizin hayatınızı idame ettiriyor olmanız gerekir.

--------------------------------------------------------------------------------

Sonuç: Sertleşme Sorunu Nerede, Çözüm Orada

Görüldüğü gibi sertleşme sorunu, basit bir mekanik arıza değildir. Biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin iç içe geçtiği karmaşık bir "biyopsikososyal" meseledir. Gördüğünüz gibi, vücudunuzun bir "motor arıza ışığı" yakması (biyolojik), tedavideki sorumluluğunuz (psikolojik) ve partnerinizin sözlerinin gücü (sosyal) birbirinden bağımsız parçalar değil, aynı bütünün farklı yüzleridir. Çözüme ulaşmak için de soruna bu bütüncül perspektiften bakmak gerekir.

Peki siz, sadece bir belirtiyi değil, hayatınızın bütününü masaya yatırmaya; cinsel sağlığınızın kaptanı olmaya hazır mısınız?

Yorumlar


bottom of page