SÜNNET HAKKINDA HERŞEY

SÜNNET NEDİR VE SÜNNETİ KİM YAPMALIDIR?

Sünnet, glans yani penis başını örten derinin cerrahi olarak çıkarılması işlemine verilen isimdir.Tüm dünyada hem dinsel veya geleneksel nedenlerle hem sağlık hijyen gerekçesiyle çocukluk çağında en çok yapılan ameliyat şeklidir. Amerikan toplumunda bile günümüzde %60'lara varan oranlarda sünnet yapılmaktadır. Prepisyum adı verilen bu sünnet derisinin bir iç bir dış yüzü vardır. Sünnette en önemli nokta bu iki yüzün de orantılı ve makul ölçülerde kesilmesidir. Bu yüzlerin birisinin veya her ikisinin gereğinden az veya çok çıkarılması bir takım sorunlara sebep olabilmektedir. Bunu ancak üroloji veya çocuk cerrahisi uzmanları başarıyla gerçekleştirebilir. Sünnet kesinlikle tecrübe ve özen gerektiren ciddi bir ameliyattır. Sünnet hataları ve yapılan yanlışlıklar şimdi ve ileride yaşanabilecek pek çok ürolojik sorunun da kaynağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla üroloji veya çocuk cerrahisi uzmanları dışında doktorların dahi sünnet operasyonu yapmasının doğru olmayacağını düşünmekteyiz.

 

SÜNNET İÇİN İDEAL YAŞ NEDİR?

Sünnet her yaşta yapılabilir elbette. En ideal dönem 2 yaşından önceki aylardır. 2 yaşını geçtikten sonra 6 yaşını doldurana kadar sünnet yapılması psikolojik gelişim açısından önerilmez. 2-6 yaş arası çocuğun cinsel kimliğinin geliştiği ben merkezci çağlardır. Bu dönemde sünnet yapılması psikolojik bazı sonuçları olabileceği için tıbbı bir zorunluluk yoksa yapmamak daha uygun olacaktır. 7 yaşından itibaren de sünnet için yine uygun yaşlardır. Genel olarak iyileşmenin daha hızlı olması nedeniyle "ne kadar küçük yaşlarda veya aylarda yapılırsa o kadar iyidir" de diyebiliriz.

 

SÜNNETİN FAYDALARI VAR MI?

Sünnet olan erkeklerde hijyenik açıdan mikroplar kapalı bir bölgede yuvalanamadığı için bazı mikroorganizmalar için taşıyıcılık durumu ortadan kalkar. Bu durum cinsel yolla geçen virütik hastalıkların yayılımını azaltır. Sonuçta sünnetli erkeklerde bu virüslere bağlantılı olarak gelişen penis kanseri çok çok nadir gözlenen bir hastalıktır. Yine sünnetli toplumlarda kadınlarda serviks kanser sıklığı da daha azdır. Öte yandan sünnetli bebek ve çocuklarda da idrar yolu enfeksiyonları sıklığı daha az gözlenen hastalıklardır.

 

BİR AN ÖNCE SÜNNET YAPILMASI GEREKEN DURUMLAR NELERDİR?

Çocukta sünnet derisi enfeksiyonu (postit) gelişimi olmuşsa, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları söz konusu ise, sünnet derisinin ucundaki darlık (fimozis) nedeniyle çocuk idrar yapma güçlüğü yaşıyorsa o çocuğun mümkün olan en kısa sürede sünnet edilmesi önerilmektedir. Elbette önce varsa enfeksiyonun tedavi ile baskılanması ilk etapta daha uygun olacaktır. Parafimozis ise geriye çevrilen sünnet derisinin tekrar öne getirilemediği çok acil bir durumdur. Sünnet derisi penis başını boğar ve kan dolaşımını olumsuz etkiler. Parafimozis tablosu gelişen çocuğun acil olarak sünnet edilmesi şarttır.

 

SÜNNET YAPILMAMASI GEREKEN DURUMLAR NELERDİR?

Eğer çocukta kanamaya sebep olabilecek bir kan hastalığı (faktör, trombosit eksikliği gibi) varsa uygun koşullar sağlanana kadar sünnet ertelenmelidir. Bunun dışında doğuştan Hipospadias (Peygamber Sünnetli olarak bilinir) ve Epispadias gibi anomaliler varsa sünnet yapmamak gerekir. Çünkü sünnet derisi bu anomalilerin cerrahi olarak düzeltilmesi sırasında yama olarak kullanılabilmektedir.

 

SÜNNET DERİSİNİN GERİYE ÇEVRİLEMEMESİ SÜNNET GEREKÇESİ MİDİR?

Sünnet derisinin geriye çevrilememesi asla ve asla bir problem değildir. Ve parafimozis riskinden dolayı denenmesi bile tavsiye edilmez. Çocukların sünnet derisinin sürekli çevrilmeye çalışılmasının hiç bir faydası olmaz. Bu çok sık yapılan bir hatadır. Aksine sürekli orayı travmatize etmek her bebekte görülen "fizyolojik fimozis" adı verilen tek yönlü kapatılığın "patolojik fimozis" adı verilen iki yönlü gerçek bir kapalılığa dönüşmesine sebep olur. 3 yaşına kadar çocukların çoğunluğunda sünnet derisinin elle açılarak glans ortaya çıkarılamaması son derece normaldir ve zorlamamak gerekir.

ÇOCUĞUNUZUN SÜNNET DERİSİNİN UCU AÇIK MI KAPALI MI? NASIL ANLAŞILIR?

Sünnet derisinin ağzının dıştan baktığımızda açık veya kapalı olması hiç önemli değildir. Bebeklerin çoğunluğunda "fizyolojik fimozis" adı verilen doğuştan normal bir kapalılık söz konusudur. Bu tek yönlü bir kapalılıktır. Bebeğiniz ve ya çocuğunuz idrar yaparken gözlemleyin. İdrarını ileri doğru fırlatabiliyorsa sorun yok demektir. Ucunda gerçek bir darlık (patolojik fimozis) olan bebekler rahat idrar yapamazlar. Sünnet derisi balonlaşır kesik kesik idrarlarını atarlar ve çoğu kez idrar yaparken bu bebekler çok huzursuzdurlar. Bu durum bir sünnet gerekçesidir.

 

SMEGMA NEDİR?

Smegma sünnet olmamış bebek ve küçük çocuklarda sünnet derisi altında biriken deri döküntü artıklarıdır. Dışarıdan hafif kirli sarı bir şişlik olarak görülür. Herhangi bir zararı yoktur. Temizlenmesi gerekmez ve tavsiye de edilmez. Sünnet işlemi sırasında çıkarılır ve bir daha da oluşmaz.

 

SÜNNET İÇİN İDEAL ANESTEZİ YOLU NEDİR?

Sünnet için yapılacak anestezi şekli çocuğun yaşı ile ilgilidir. Genel tıbbi yaklaşım şöyledir. İlk 4 aylığa kadar lokal (cildin iğne ile uyuşturulması), 4 aydan sonra ise sedasyon ( hafif uyku dalgınlık) anestezisi en doğrusudur. Unutulmaması gereken konu her iki yolda bir anestezi şeklidir ve her ikisininde elbette kendine göre bazı artıları ve riskleri vardır.. Lokal anestezi pek çok açıdan sedasyon anesteziye göre daha riskli bir metotdur. İyi bir anestezi elde etmek için yüksek dozda uygulanması hayati olabilen ciddi sağlık sorunlara yol açabilir. Düşük dozda yapılması ise çocuğa gereksiz ağrı yaşatmak anlamına gelir. 4-6 aylıktan itibaren sedasyon anestezisinin tercih edilmesi hem tıbbi hem psikolojik açıdan çok daha doğru olacaktır.

 

LOKAL ANESTEZİ NEDİR?

Lokal anestezi bölgesel olarak ağrı duyulması engellemek için iğne veya kremle o bölgenin uyuşturulmasıdır. İster iğne ister krem olsun lokal anestezinin gereksiz yere veya aşırı kullanımı pek çok açıdan risklidir. En başta dokuyu ilaçla şişirmek estetik açıdan sünnetin daha şekilsiz olmasına neden olacaktır. Lokal anestezi ile yapılan sünnetlerde iyileşme de daha yavaş olur. Öte yandan lokal anestezik maddeler "methomoglobinemi" adı verilen ciddi bir allerji benzeri bir tabloya da neden olabilmektedir. Methemoglobinemi sünnetten 2-4 saat sonra çocukta morarma ile kendini belli eder ve hayati risk yaratabilmektedir. Sünnette lokal anestezi tercih edilecekse bunun kesinlikle içinde adrenalin olmayan anastezik maddeler olması gerekir. Adrenalin içeren lokal iğneler (Jetokain gibi) penis dolaşımını geridönüşümsüz bozabilir. Yine adrenalin içeren anestezik kremlerde (Emla gibi) yüksek methemoglobinemi riskinden dolayı tercih edilmemelidir. Özetle ilk 4-6 aylığa kadar lokal anestezi metotu bebeklerde tavsiye edilen bir yöntemdir. Ama mutlaka adrenalin içermeyen lokal anesteziklerin bebeğin kilosuna göre hesap edilerek verilmesi ve uygun dozu aşmaması gerekmektedir. Sünnetten sonra en az 4 saat bebeğin gözlem altında hastanede tutulması gerekmektedir. 6 aylıktan büyük bebekler için sedasyon anestezisi kesinlikle çok daha doğru ve sağlıklı bir metotdur.

 

SEDASYON ANESTEZİSİ NEDİR?

Sedasyon damar yolundan bazı anestezik ilaçların anestezi uzman doktoru tarafından uygulanarak uyku ve rahatlama hali sağlanmasıdır. Verilen ilaçlar ve dozlar son derece standart ve güvenli ilaçlardır. Sedasyonda çocuğun nefesi durmaz , entübe (tüp) edilmez ve makineye bağlanmaz. İşlem öncesi çocuk anestezi doktoru tarafından değerlendirilir bu anesteziye engel ( grip nezle gibi) bir durum olup olmadığına bakılır. Tek zorluğu çocuğun sedasyon işlemi için en az 6 saat aç ve susuz kalması gerekliliğidir. Kusma ve akciğere aspirasyon riskinden olayı dolu mide ile sedasyon anestezisi işlemi yapılamaz. Bu nedenle sünnetin sabah erkenden ilk saatlerde yapılması tercih edilir. Sedasyondan hemen sonra çocuk tam olarak uyanır ve hiçbir şey hatırlamaz. 2-3 saat sonra da beslenmeye başlayabilir ve çocuk taburcu edilebilir.

 

LAZERLE Mİ SÜNNET YAPIYORUZ?

Ben böyle bir teknik görmedim duymadım ve bilmiyorum. Biraz olayı albenili yapmak doktor dışı kişiler tarafından türetilmiş bir kavram sanırım. Soranlara şöyle cevap veriyorum. "Ben anatomi ve fizyolojiye uygun estetik güzel bir sünnet yapıyorum" Benim için sünnet her zaman dikkat gerektiren ciddi bir cerrahi operasyondur.

 

SÜNNET ÖNCESİNDE BİR HAZIRLIK YAPMAK VAR MI?

Sünnet öncesinde gizli bir kanama hastalığı var mı diye mutlaka kan sayımı ve kanama parametrelerine bakmak gereklidir. Aksi takdirde nadir de olsa durmayan kanamalar gibi bazı olumsuzluk başa gelebilir. Çocukları yatağında sakinleştirmek için bazı ağızdan ilaçlar meyve suyuna karıştırılarak çok az miktarda verilmesi çocuğun korku ve stresini ortadan kaldırma açısından önemli olabilir. Bunun dışında lokal uyuşturma için krem uygulaması yarattığı methomoglobine riskinden dolayı uygulanmasını doğru bulmamaktayız.

 

GÖMÜLÜ PENİS NEDİR?

Gömülü penis daha çok toplu bebek ve çocuklarda gözlenen yapısal bir sorundur. Göbek altı yağ dokusu fazla olan bebek ve çocuklarda penis dokusu içeri doğru çekilir. Bu durum mikropenis adı verilen doğuştan küçük penis olayı değildir. Penis boyutları normaldir ama içeri gömüldüğü için küçükmüş gibi izlenim verir. Gömülü penis önemli sağlık sorunu değildir ama bebek veya çocuğun daha fazla kilo almaması uygun olacaktır. Ben kişisel olarak gömülü penis olduğunu gördüğüm bebeklerin sünnet işlemini bir süreliğine ertelemeyi uygun buluyorum. Sünnet derisinin alınması ile birlikte gömülü kalan penis idrar çıkarmakta zorlanma olması bile dağınık işemeye sebep olabilmektedir. Çocuğun boyu uzakdıktan sonra çok kilo da almaması sağlanırsa çoğu kez bu önemsiz sorun  ortadan kalkmaktadır.

 

SÜNNET TEKNİKLERİ NELERDİR? NASIL YAPILIR?

Pek çok sünnet tekniği mevcuttur. Elbette sünnet işlemine başlamadan bütün yapışıklık ve bitiklikleri açıp ondan sonra operasyona başlayı tercih ediyoruz. Benim güvenli ve hızlı olduğu için özellikle tercih ettiğim "dorsal slit" tekniği adı verilen yöntemdir.. Bu teknikte sağ ve sol taraftan 2 yaprak halinde sünnet derisi çıkarılır. Hem iç hem dış yüzüne istenilen anotomik şekil verilebilir ve bunu yaparken de penis başına zarar verme ihtimali yoktur. Sünnet derisi ne az ne çok tam ölçüsünde çıkarılmış olur..Ayrıca erişkin (Sleeve tekniği) ve yenidoğan sünnetlerinde de (Gomco klemp tekniği) başka bir takım teknikler de kullanabilmekteyiz. Giyotin tekniği olarak bilinen deriyi kapatıp tam kat düz kesme tekniğini olası risklerinden dolayı uygulamamaktayız.

 

SÜNNET SÜRESİ NE KADARDIR?

Sünnet ortalama 20 ila 30 dakika süren bir işlemdir.

SÜNNETTEN SONRA SARGI YAPILIR MI?

Sünnetten sonra küçük kanama sızıntılarını birkaç saat önlemek için gevşek bir sargı uygulanabilir. Bu sargılar en geç 24 ssat sonra kendiliğinden düşmemiş gevşememiş olursa alınmalıdır.

SÜNNET SONRASI ANTİBOTİK YA DA İLAÇ KULLANILIR MI?

Sünnet ardından özel bir durum yok ise ağızdan antibotik kullanımı gerekli değildir. Ağızdan ya da fitil şeklinde ağrı kesiciler bir iki gün ihtiyaç dahilinde kullanmak gerekli olabilir. Dikiş hattında kullanmak için basit antibiyotikli kremler versek de ayrıca başka bir pansuman da gerekmez.

SÜNNET SONRASI DİKİŞLER NE OLUR?

Sünnet sırasında kendiliğinden erime özelliğinde olan dikişler kullanırız. Bunlar alınmaz kendiğinden 7-10 gün sonra çürür ve dökülür. Yani dikiş alma olayı yoktur

SÜNNET SONRASI NE ZAMAN BANYO YAPILABİLİR?

Sünnetten 3 tam gün geçtikten sonra kaynatılmış ılıtılmış su ile duş şeklinde banyo yaptırılabilir.1 haftadan sonra normal banyoya geçilebilir.

SÜNNETTEN SONRA KAÇ SAAT HASTANEDE KALINMALIDIR?

Sünnetten hemen sonra lokal anestezi dahi olsa çıkmak için acele etmemek gerekir. En az 3-4 saat gözlem yerinde olur. Bu süre sonunda çocuk son kez muayene edilir bir sorun olmadığı saptandıktan sonra taburcu edilir.

 

SÜNNET HATALARI NELERDİR?

Sünnet masum bir ameliyat değildir. Acemilik ya da dikkatsizlik nedeniyle pek çok sünnet hatası olabilmektedir. Bunları bir kısmı düzeltilebilir olsa da bazıları ömür boyu kalıcı sakatlıklarla sonuçlanabilmektedir. En sık gördüğümüz belli başlı hata ve komplikasyonlar şunlardır:

1-Kanama: En sık gözlenen komplikasyondur. Küçük sızıntılar pek ciddi sorunlara sebep olmasa da açık kalmış bağlanmamış bir atar damar kesisi ciddi hayati kanamalara yol açabilir. Dikiş atmak ve kanamayı durdurmak bazen gerekebilir.

2-Enfeksiyon: Kötü kokulu akıntılı yara ile kendini belli eder kötü koşullarda yapılmış sünnetlerde gözlenebilmektedir. Buna karşın ameliyathane koşullarında yapılan sünnetlerde çok çok nadir gözlenir.

3-Basit yağ kistleri: Sünnet dikiş hattında küçük zararsız yağ kistleri oluşabilir. Kendiliğinden geçmez ise küçük bir kesi ile içini boşaltmak gerekebilir.

4-Kötü kozmetik görünüm: Sünnet derisinin az alınması ve penis derisi başı arasındaki yapışıklıkların açılmadan sünnet yapılması sonucunda uç taraf kötü bir biçimde iyileşir ve dokular büzüşür. Bu durum hem çirkin bir görüntüye hem de işeme sorunlarına yol açabilir.

5-Deri köprüleri: Sünnet derisi yeterince sıyrılmadan sünnet yapılrsa penis başı ile sünnet derisi arasında bazı yapışıklıklar kalabilmektedir.

6-Penis başının kesilmesi: En kötü hataların başında gelir penis başı sünnet sırasında yanlışlıka kesilebilir. Kalıcı sakatlık anlamına gelebilir.

7-İdrar kanalının zarar görmesi: İdrar kanalından yanlışla dikiş geçilmesi durumunda idrar yolunun kapanması ya da idrar kanal yırtılmasına bağlı idrar kaçakları gözlenebilir.

8-Çıplak penis: Kilolu bebeklerde sünnet derisinin geleneksel yöntem olan giyotin tekniğinde aşırı çekilmesi tüm penis derisinin alınması sonucunu doğurabilir. Sonuçta penis derisiz kalır. Gergin bir penise (çadır penis) ileride de hissiz bir penise neden olabilmektedir.

9- Erken boşalma: Sünnet işleminde dış deri, iç deri arası tam ve düzgün kapatılmaz ise pek çok sinir ucunun açıkta kalmasına sebep olur. Bu durum ileri de erken boşalma sorununa sebep olduğu düşünülmektedir. Sünnetli toplumlarda erken boşalma sorunun daha sık gözlenmesinin bir nedeni de eksik hatalı yapılan sünnet işlemi olarak belirtilmektedir.


Etiketler : sünnet , üroloji