BÖBREK TÜMÖRLERİ

 

   Böbrek tümörleri iyi huylu ya da kötü huylu olabilen yaygın görülen kitlelerdir. Tümör denilince solid yani sert yapılı lezyonlar akla gelmektedir. Böbrek kistleri ise farklı bir konudur. Kistler dışında bir zar tabakası olan ve içi sıvı dolu keseciklerdir. Büyük çoğunluğu basit kist adı verilen ve klinik tıbbi bir önemi olmayan lezyonlar şeklindedir. Sadece nadiren çok çok büyürler ise bu basit kist yapıları idrar yollarına bası yapıp ağrıya sebep olabilmektedir. Kötü huylu değillerdir ve hiçbir zaman da kötü huylu bir tabloya dönüşmezler.

  Bu noktada asıl önemli olan kötü huylu olan solid böbrek kitleleridir elbette. Genel olarak böbrek kanserleri 10.000'de bir insanda gözlenmektedir ve yaşla birlikte sıklığı da artmaktadır. Ağırlıkla sinsi seyreden bir hastalıktır. Çok büyümeden ve metastaz yapmadan kolay kolay belirti vermemektedir. Buna karşın son 20 yılda görüntüleme yöntemlerinin çok gelişmesi ve yaygınlaşması ile rastlantısal biçimde daha küçük iken bu kanserler saptanabilir hale gelmiştir. Dolayısıyla bu kanserden ölüm, erken tanı sayesinde oldukça azalmış durumdadır. Hastaların büyük çoğunluğu tek bir ameliyatla sağlığına kavuşabilmektedir.Yine de tehlikeli bir hastalık olduğuna kuşku yoktur ve halen bu hastalıktan kayıplar olabilmektedir.

KİMLER RİSK ALTINDA ?

  Böbrek kanserleri en çok 55-70 yaşları arasında görülmektedir ve erkeklerde 3 kat daha sık olduğu rapor edilir. Kanser gelişimi için bazı risk faktörleri belirlense de nedeni tam olarak bilinmektedir. Yine de sigara içilmesi, ailede böbrek kanseri olması, kilolu olmak, kimya endüstrisinde çalışmak ve yüksek tansiyon hastası olmak artmış bir böbrek kanseri riski anlamına gelebilmektedir. Yine kronik KBY'li diyaliz hastalarında böbrek kanseri daha sık görülmektedir. Bu kişilerin aralıklı olarak ultrason kontrolünden geçmeleri yerinde olmaktadır. Von Hippel Lindau adı verilen genetik ailesel geçişli bir hastalık daha vardır ki ailesinde ve de kendisinde bu geni olanlar da oldukça risk altındadır. Günümüzde hastaların yarısında bu tümörler tamamen tesadüfen yapılan bir ultrason tetkikinde ortaya çıkmaktadır.

 

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hastaların büyük çoğunluğunda hiç bir belirti olmaz. Az bir bölüm hastada idrarda koyu renkli kanama, yan ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı olabilmektedir. Bu belirtilerin çoğu basit bir taş düşürme ve enfeksiyonlarda da olabildiği için tıbbi açıdan çok çok belirleyici değildir. Yine de kaynağı saptanamamış aralıklı ağrısız koyu renkli bir idrar kanama varsa böbrek içinde bir tümör olabilceği de akılda tutulması gereken önemli bir olasılıktır.

  

BÖBREK TÜMÖRÜNÜN TİPLERİ NELERDİR?

 

İYİ HUYLU BÖBREK TÜMÖRLERİ:

a) Anjiomyolipoma:Yağ ve damarca zengin yapıda olan iyi huylu kitlelerdir. Kadınlarda 4 katy daha sık gözlenmektedir. Daha çok ultrasonda beyaz (hiperekoik) lezyonlar olarak saptanır ve ek BT veya MRG'ye ihtiyaç duyulmaz. 4-5 cm geçtiği taktirde damarsal yapıların kendiliğinden çatlama ve iç kanama yaratma olasılıkları vardır. Bu nedenle küçük saptanan anjiomyolipomaların düzenli takibi gerekir. Ancak büyüme olmuş, 4-5 cm'i geçmişse veya kanamaya sebep olmuşsa ameliyat gerekebilmektedir.

b) Kortikal Adenoma: Genellikle küçük iyi huylu tümörledir. Fakat büyüdükçe kötü huylu hale gelme ihtimalleri söz konusudur. Bu nedenle riske atmayıp tümörün çıkarılması uygun bir yaklaşımdır. Kötü huylu küçük tümörlerden radyolojik olarak ayırt etmek imkansızdır.

c) Onkositoma: Böbrek tümörlerinin %3 gibi bir oranını oluşturur. Çok büyük boyutlara ulaşabilmektedir. Düzgün yuvarlak yapılıdır ve tomagrafi kesintilerinde çoğu kez merkezinde yıldızvari bir nekroz-skar alanı alanı gözlenir. Karakter olarak iyi huylu da olsa büyüme eğilimi gösterir ve bası etkisinden dolayı ağrı ve barsak sorunlarına yol açabilmektedir. Bu nedenle özellikle hasta genç ise cerrahi olarak çıkarılması gerekmektedir.

 

KÖTÜ HUYLU BÖBREK TÜMÖRLERi:

Renal Hücreli Tümörler: (%90)

a) Berrak hücreli tip karsinoma %70

b) Papiller tip karsinoma %15

c) Kromofob tip karsinoma %5

Toplayıcı sistem Tümörler: (%10)

Değişici epitel karsinoma

 

TANI:

   Tanı çoğu kez ultrason ve bilgisiyarlı  tomografi (BT) ile net olarak konulanabilmektedir. Bazı özel durumlarda damarsal yapılara yayılım olup olmadığını görmek için Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) Anjiografi ve Renal Dopper Ultrason da kullanılabilmektedir. BT veya MR hem hastalığın tanısı hem de lokal ve uzak yayılım varlığını saptayabilmek yani kanseri evreleyebilmek için şarttır.

TEDAVİ:

   Böbrek tümörleri kötü huylu ise veya kötü huylu olma ihtimali söz konusu ile stardart tedavi şekli ameliyattır. Tümörün boyutu, sayısı, yerleşimine göre eğer uygunsa sadece böbreğin tümörlü bölgesi ( tümör ve çevresinden 1-2 cm temiz alanla birlikte); eğer uygun değilse de tüm böbreğin cerrahi olarak çıkarılması gerekmektedir. Bu ameliyatlar klasik açık yöntemlerle yapılabileceği gibi laparoskopik veya robotik teknikle de yapılabilmektedir. Aralarında onkolojik kontrol açısından bir fark yoktur. Böbrek tümörlerinde genel yaklaşım ne kadar ileri evrede olursa olsun eğer çıkarmak mümkünse tümör yükünü asgariye indirmek için ameliyat gereklidir. Hastaların büyük çoğunluğunda sadece tek bir ameliyat tam tedavi için yeterli olmaktadır. Yayılmış, etrafa yapışmış veya metastaz yapmış hastalarda ise ameliyat öncesi ve sonrası kemoterapi uygulanabilmektedir.


Etiketler : böbrek tümörleri , böbrek tümörleri evreleri , böbrek tümörleri belirtileri , böbrek tümörleri tedavisi , antalya böbrek tümörleri tedavisi , antalya üroloji