Mastürbasyon Üzerine Profesyonel Bir Kılavuz: Gençler, Çiftler ve Ebeveynler İçin Bilimsel Yaklaşımlar
- Op Dr Niyazi Umut Özdemir

- 9 Kas
- 7 dakikada okunur

Giriş: Mastürbasyonu Anlamak
Tıbbi ve Psikolojik Açıdan Mastürbasyon
Mastürbasyon, cinsel sağlık alanında hem temel bir davranış hem de en derin tabulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Toplum içinde konuşulması zor olan bu konu, bireylerin cinsel gelişimini, ruh sağlığını ve ilişkisel dinamiklerini doğrudan etkileyen bir potansiyele sahiptir. Bu nedenle, konunun kulaktan dolma bilgilerden ve yersiz utanç duygusundan arındırılarak, profesyonel ve bilimsel bir bakış açısıyla ele alınması kritik bir önem taşımaktadır.
Kelime anlamıyla mastürbasyon, bir kişinin cinsel haz elde etmek ve gerilimi azaltmak amacıyla kendi kendini uyarması eylemidir. Bu eylemin temel amacı orgazma ulaşmaktır, ancak her zaman boşalma ile sonuçlanmayabilir. Tarihsel perspektiften bakıldığında, mastürbasyon neredeyse tüm kültürlerde yüzyıllarca "ayıp" veya "günah" olarak damgalanmıştır. Hatta tıp otoriteleri dahi 1970'li yıllara kadar bu davranışı hatalı bir eylem olarak değerlendirmiştir.
Ancak günümüzde, bilimsel veriler ışığında bu eski ve hatalı yaklaşımlar tamamen terk edilmiştir. Modern tıp ve psikoloji, mastürbasyonu artık normal bir cinsel davranış olarak kabul etmektedir. Yine de bu kabul, konunun basit olduğu anlamına gelmez. Mastürbasyonun altında yatan psikolojik anlamlar, sağlıklı uygulama pratikleri ve farklı demografik gruplar için taşıdığı özel anlamlar gibi ele alınması gereken önemli kurallar, istisnalar ve detaylar bulunmaktadır. Mastürbasyon Üzerine Profesyonel Bir Kılavuz: Gençler, Çiftler ve Ebeveynler İçin Bilimsel Yaklaşımlar konulu makalemizin faydalı olması dileği ile
Mastürbasyonun Psikolojik Derinliği: Sadece Fiziksel Bir Eylem Değil
Davranışın Altındaki Anlamları Analiz Etmek
Mastürbasyonu yalnızca dürtüsel bir eylem olarak görmek, konunun psikolojik boyutunu göz ardı etmektir. Özellikle yetişkin bireyler için mastürbasyonun yapılıyor olmasından ziyade, bu eylemin kişi için ne anlama geldiği, nasıl ve hangi koşullar altında yapıldığı, cinsel tıp bilimi açısından çok daha derin bir analiz gerektirir. Davranışın altında yatan bu dinamikleri anlamak, bireyin cinsel ve ilişkisel sağlığını bütüncül bir şekilde değerlendirmek için kritik bir adımdır.
Narsistik Bir Eylem Olarak Mastürbasyon
Mastürbasyon, özünde "narsistik" bir eylem olarak tanımlanabilir. Bu ifade, eylemi gerçekleştiren kişinin narsist bir kişilik bozukluğuna sahip olduğu anlamına gelmez. Buradaki "narsistik" tanımı, eylemin simgesel anlamına işaret eder: Bireyin, "Ben kendi kendime yetebilirim; zevk ve haz için bir başkasına ihtiyacım yok," mesajını vermesidir. Bu bağlamda mastürbasyon, özellikle yetişkinler için bir ölçüde "ruhsal regresyon" yani gerileme anlamına gelebilir.
Gözlemler, bireylerin özellikle ilişkisel stres altında kaldıklarında daha sık mastürbasyon yapmaya yöneldiğini göstermektedir. Bu durumda mastürbasyon, adeta "sığınılan bir liman" işlevi görür. Sağlıklı ölçülerde yapıldığında kişinin kendi bedenini tanıması ve öz saygısı açısından faydalı olabilirken, aşırıya kaçtığında bedeni "hırpalamak" ve "suistimal etmek" anlamına gelir. Aşırı mastürbasyon alışkanlığı olan insanlarda, bu eyleme yönelik hem güçlü bir arzu hem de nefret duygusunun bir arada bulunduğu genel bir mutsuzluk hali gözlemlenmektedir.
Bu simgesel anlamın ötesinde, klinik gözlemlerimiz narsistik kişilik özellikleri baskın olan bireylerin cinsel davranışlarında da belirli örüntüler olduğunu göstermektedir. Özellikle narsistik özellikleri güçlü bireylerin tek eşli kalmakta zorlandıklarını veya partnerli ilişkilere kıyasla mastürbasyonu daha fazla tercih ettiklerini biliyoruz. Bu durum, eylemin "kendi kendine yetme" doğası ile bu kişilik yapısının "bir ötekine ihtiyaç duymama" eğilimi arasındaki derin bağı doğrulamaktadır.
Eril Bir Eylem Olarak Mastürbasyon
Mastürbasyon, "erkeklere özgü" bir eylem değil, doğası gereği "eril" bir eylemdir. Eril enerji, özünde sonuç odaklı ve kestirmeci bir yapıya sahiptir; fazla emek vermeden, en kısa yoldan hedefe ulaşmayı amaçlar. Mastürbasyonun amacı da "en kaliteli ve en ucuz orgazma bir an önce ulaşmak" olduğu için bu eril davranış biçimiyle örtüşür. Kadınlar mastürbasyon yaparken dahi bu eril yönleriyle hareket ederler. Bu durumu destekleyen biyolojik bir gerçek de vardır: Kadınların mastürbasyon için kullandıkları organ olan klitoris, aslında biyolojik ve embriyolojik olarak penisin eşdeğeri ve küçüğüdür. Asıl kadınlık organı ise süreç odaklı birleşmeyi temsil eden vajinadır.
Buna karşılık, dişil enerji "sürece aşıktır" ve sonuçtan çok süreçten haz alır. Temas, duygusal aktarım, partnerle tek vücut olma hissi ve arzulandığını hissetmek gibi unsurlar dişil cinselliğin temel taşlarıdır. Bu farklılık nedeniyle, salt mastürbasyona dayalı bir cinsel yaşam özellikle kadınlar için sürdürülebilir değildir ve geride bir "tamamlanmamışlık" hissi bırakır. Erkek için ise mastürbasyonla elde edilen haz daha bütüncül olduğu için, bu durum alışkanlık ve hatta bağımlılık riski taşır.
Bu psikolojik temelleri anlamak, bireylerin ve çiftlerin daha bilinçli ve sağlıklı cinsel pratikler geliştirmesi için sağlam bir zemin oluşturur.
Sağlıklı Mastürbasyon Pratikleri: Ne Zaman, Ne Sıklıkta ve Nasıl? Mastürbasyon Üzerine Profesyonel Bir Kılavuz: Gençler, Çiftler ve Ebeveynler İçin Bilimsel Yaklaşımlar
Genel İlkeler ve Sınırlar
Sağlıklı mastürbasyon, bireyin fiziksel, ruhsal ve sosyal yaşamını olumsuz etkilemeyen, aksine cinsel gelişimine ve kendini tanımasına katkıda bulunan bir pratiktir. Bu noktada sıklık, teknik ve motivasyon gibi faktörler, eylemin sağlıklı olup olmadığını belirlemede kilit rol oynar.
"Mastürbasyon yapmalı mı, yapmamalı mı?" sorusunun yanıtı, bireyin koşullarına bağlıdır. Örneğin, cinsel ilişki imkanı olmayan bir erkeğin, organ işlevlerinin körelmemesi ve cinsel sağlığını koruması için belli aralıklarla mastürbasyon yapması tıbben gereklidir. Sıklık konusunda ise net bir matematiksel formül yoktur. Temel kural, davranışın ölçüsüdür.
Kişinin sosyal hayatını ve ilişki dinamiklerini olumsuz etkilemeyecek bir ölçüde.
Eğer bir birey dışarı çıkıp sosyalleşmek yerine evde kalıp mastürbasyonu tercih ediyorsa veya bu eylemi partnerli ilişkilere bir alternatif olarak görüyorsa, burada problemli bir alışkanlıktan söz edilebilir. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü vardır: Hiç yapmamak veya çok seyrek yapmak ise ileride pek çok cinsel işlev sorununa davetiye çıkarabilir. Bedenin bu doğal fonksiyonundan tamamen uzak durmak, partnerle cinsel uyumu yakalamayı yaş ilerledikçe güçleştirebilir. Özetle, haftada birkaç kez usulüne uygun yapılan mastürbasyonun kimseye bir zararı olmayacaktır.
Bu genel ilkeler, özellikle erkeklerin ilerideki cinsel yaşamlarına adaptasyonunu doğrudan etkileyen daha spesifik teknik kurallara zemin hazırlar.
Erkekler İçin Cinsel Uyum Odaklı 10 Altın Kural
Özellikle genç erkeklerin gelecekteki cinsel yaşamlarında partnerleriyle uyum sorunları yaşamamaları ve cinsel işlev bozukluklarından korunmaları adına doğru mastürbasyon tekniğini öğrenmeleri hayati önem taşır. Bu konudaki temel yol gösterici ilke şudur: Penis-vajina birlikteliğini ne kadar yakın taklit ederseniz, o kadar doğru bir pratik geliştirmiş olursunuz. Bu yaklaşım, sağlıklı bir cinsel ilişkiye geçişi kolaylaştırmanın temelini oluşturur.
İşte bu amaca yönelik 10 altın kural:
Acele Etmeyin: Stresli ve kaçamak ortamlarda, alelacele mastürbasyon yapmaktan kaçının.
Güvenli Ortam Seçin: Yakalanma veya ifşa edilme korkusu yaşıyorsanız mastürbasyon yapmayın.
Kıyafet Üzerinden Yapmayın: Cinsel bölgeleriniz mutlaka açıkta olmalı, kıyafet üzerinden sürtünmeden kaçının.
Bedeninize Odaklanın: Hemen cinsel organa yönelmeyin. Önce hazza odaklanın ve kendi bedeninizle sevişmenin keyfini çıkarın.
Nazik Olun: Cinsel organınıza saygı duyun ve onu incitecek sert, travmatik teknikler kullanmayın.
Yardımcı Araçlardan Kaçının: El ve parmaklar dışında başka cisimler veya cinsel oyuncaklar tercih etmeyin.
Kayganlaştırıcı Kullanın: Kuru kuruya veya bir yere sürtünerek mastürbasyon yapmayın. Mutlaka kayganlaştırıcı bir jel veya krem kullanın.
Yavaş Hareket Edin: Aşırı hızlı ve mekanik hareketlerden kaçının.
Uyarımı Çeşitlendirin: Cinsel organınıza sürekli olarak tek bir noktadan uyarı vermekten sakının.
Suçluluk Duymayın: Eylemden sonra suçluluk hissetmeyin ve bunun doğanızın bir parçası olduğunu unutmayın.
Bu kurallar erkekler için cinsel adaptasyonu hedeflerken, kadın mastürbasyonu kendine özgü dinamikleri ve faydalarıyla farklı bir perspektif sunmaktadır.
Farklı Perspektifler: Kadınlar, Çiftler ve Ebeveynler İçin Özel Rehber
Kadın Mastürbasyonu: Cinsel İsteği ve Keşfi Artıran Bir Araç
Kadın mastürbasyonu, erkeklerinkinden farklı olarak cinsel sağlık üzerinde bazı olumlu ve yapıcı etkilere sahiptir. Bu farkın temelinde biyolojik ve psikolojik dinamikler yatar. Erkek, boşalma sonrası "refrakter periyod" adı verilen bir dinlenme sürecine girer ve bir süreliğine cinsel isteği azalır. Oysa kadında böyle bir durum yaşanmaz. Aksine, mastürbasyon kadınlarda cinsel isteği azaltmak yerine, eşe olan ihtiyacı ve beklentiyi artırarak partnerine yönelik cinsel arzuyu tetikleyebilir.
Bunun yanı sıra, orgazm sorunu yaşayan kadınlar için mastürbasyon etkili bir çözüm aracı olabilir. Özellikle tavsiye edilen "köprü kurma tekniği", kadının cinsel ilişki sırasında eş zamanlı olarak kendi klitorisini uyarmasıdır. Bu teknik, kadının kendi hazzının kontrolünü eline almasını ve orgazma ulaşmasını kolaylaştırır. Bu nedenlerle, evli ya da partneri olsun olmasın, kadınlara mastürbasyonun daha rahat bir şekilde tavsiye edilebilmesi mümkündür.
Çiftler İçin Mastürbasyon: "Partnerbasyon" ile İletişimi ve Yakınlığı Güçlendirmek
Evli çiftlerin cinsel yaşamında karşılıklı mastürbasyon, yani "partnerbasyon", oldukça yapıcı bir rol oynayabilir. Partnerbasyonun temel faydası, cinsel mutluluğu yalnızca penis-vajina birlikteliğine hapsetmemesidir. İlerleyen yaşlarda veya çeşitli sağlık sorunları nedeniyle cinsel birleşmenin mümkün olmadığı durumlarda, çiftlerin birbirini başka yollarla da mutlu edebileceğini bilmesi, performans anksiyetesini azaltır ve duygusal kopuşu engeller. Bu, her zaman bir "B planı" olduğu güvencesini vererek çiftlerin daha özgür ve kaliteli bir cinsel yaşam sürmesini sağlar. Bu pratiğe "başımıza gelince düşünürüz" diyerek yaklaşmayın; şimdiden başlayın ki faydasını yaşayarak test edin. Çünkü sorun başa gelince bu yeni dinamiği uygulamak maalesef pek mümkün olamamaktadır.
Buna karşılık, evli bir erkeğin eşinden gizli olarak mastürbasyon yapması, cinsel isteğini azaltabileceği için genellikle doğru bulunmaz. Ancak burada asıl mesele davranışı yasaklamak değil, altında yatan nedeni anlamaktır. Bu davranışın ardında ilişkisel dinamiklerdeki sorunlar yatıyor olabilir. Dolayısıyla, konunun özü mastürbasyonun anlamını çözümlemek ve altta yatan sorunu gidermektir.
Ebeveynlere Tavsiyeler: Ergen Çocuğunuza Sağlıklı Bir Yaklaşım
Ebeveynlerin, ergenlik çağındaki çocuklarının cinsel gelişimi konusunda sağlıklı ve yapıcı bir tutum sergilemesi, çocuğun gelecekteki ruh sağlığı ve ilişkileri için hayati önem taşır. Bu hassas konuda ebeveynlere düşen bazı temel sorumluluklar vardır:
Mahremiyete Saygı Gösterin: Çocuğunuzun odasına ve banyosuna izinsiz girmeyin. Onun da bir birey olduğunu ve özel alana ihtiyacı olduğunu unutmayın.
Yasaklamayın ve Utandırmayın: Mastürbasyonu yasaklamak, bu konuda çocuğu utandırmak veya cezalandırıcı yöntemler uygulamaktan kesinlikle kaçının.
Uzman Desteği Alın: Bu konuda güvendiğiniz bir uzmandan destek alarak çocuğunuzun doğru ve bilimsel bilgilerle bilinçlenmesini sağlayın.
Arkadaşı Değil, Ebeveyni Olun: Sınırlarınızı koruyun, ancak çocuğunuzla destekleyici ve açık bir iletişim kanalı kurarak onun yanında olduğunuzu hissettirin.
Unutmayın ki bu sağlıklı yaklaşımlardan kaçınmak, çocuğunuzu cinselliği tehlikeli ve yanlış yollardan keşfetmeye itebilir veya hiç keşfetmemesine neden olabilir ki, her iki durumun da gelecekte çok daha yıkıcı sonuçları olacaktır.
Cinsel Mitleri Yıkmak: Doğrular ve Yanlışlar
Cinsel mitler veya hurafe bilgiler, özellikle ergenlik çağındaki gençler üzerinde ağır bir psikolojik baskı yaratmakta ve ileride ciddi cinsel işlev sorunlarına yol açabilmektedir. Bir yetişkin tarafından gerçekmiş gibi aktarılan bu yanlış bilgiler, genç bireyde derin bir suçluluk ve günahkarlık hissine neden olabilir.
Aşağıda, en yaygın mitler ve bilimsel gerçekler karşılaştırmalı olarak sunulmuştur:
Yaygın Mit (Hurafe Bilgi) | Bilimsel Gerçek |
Mastürbasyon kısırlık yapar. | Mastürbasyonun kısırlıkla hiçbir ilgisi yoktur. |
Boyun uzamasını engeller. | Boy uzaması üzerinde hiçbir etkisi yoktur. |
Sivilceye neden olur. | Sivilce oluşumuyla kanıtlanmış bir bağlantısı yoktur. |
Kişiyi güçten düşürür veya zayıflatır. | Bu iddiaların tıbbi bir dayanağı yoktur. |
Elde veya avuçta kıl çıkarır. | Tamamen asılsız, hurafe bir bilgidir. |
Kadınlarda kızlık zarına zarar verir. | Sadece klitoral uyarı ile vajinal giriş olmadığı sürece kızlık zarı zedelenmez. |
Bu yanlış bilgilerin bir büyük tarafından gerçekmiş gibi aktarılması, genç üzerinde 'ağır psikolojik baskı' yaratarak, 'suçluluk ve günahkarlık hissi' ile yaşam boyu sürecek cinsel işlev sorunlarına zemin hazırlar.
Sonuç: Bütüncül Bir Cinsel Sağlık Anlayışı
Sonuç olarak, insanın tek bir formülle açıklanabilecek basitlikte bir canlı olmadığını anlamak esastır. İnsan; biyolojisi, psikolojisi, ilişkileri ve yaşadığı çevre ile bir bütündür. Mastürbasyon konusu da bu bütüncül perspektiften ele alınmalıdır. Konuya sağlıklı, bilimsel ve yargıdan uzak bir yaklaşım sergilemek, bireyin genel cinsel ve ruhsal iyiliği için temel bir gerekliliktir.
--------------------------------------------------------------------------------
Bu metin, Üroloji ve cinsel tıp uzmanı Dr. Umut Özdemir tarafından sağlanan bilgilere dayanarak hazırlanmıştır.








Yorumlar